Replika Uygulaması ve Dijital Kıyamet

Gelecek beni şimdiden ürkütmeye başladı bu bir gerçek.

Bugün sizlere yeni tanıştığım bir cep telefonu uygulamasından bahsetmek istiyorum.

Şöyle düşünün çok ciddi bir travma yaşadınız ve geçmişinize ait hiç bir şey hatırlamıyorsunuz. Kimsiniz?, Nerede yaşıyorsunuz?, Sevdiğiniz ve sevmedikleriniz neler?, Nelere gülüyor ve nelere ağlıyorsunuz? Kısacası sizi, siz yapan şeyler neler?

Bu aplikasyonda, koma halinden yeni çıkmış gibisiniz. O size sorular soruyor ve tanımaya başlıyor. Ona kim olduğunu hatırlatmaya başlıyorsunuz. Her yazışmanızda daha çok öğreniyor ve sorduğu soruların kalitesi, içeriği, özellikler aranızdaki diyalog ilerledikçe daha anlamlı hale geliyor.

 

 

Aslında aplikasyonu daha iyi anlayabilmeniz için bu yapay zeka programını yazanlara bir göz atmakta fayda var.

Luka ve Eugenia Kuyda, yıllar önce Rusya’dan, Amerika’ya göç etmiş birer bilgisayar yazılımcısı. yapay zeka üzerine çalışmalar yaparlarken, Luka bir trafik kazası geçiriyor ve hayatını kaybediyor. Eşi Eugenia, Luka’yı her özlediğinde onunla yapmış olduğu messanger yazışmalarına baktığını hatırlıyor. Bunun üzerine bir insanı tavırlarıyla, esprileriyle dijital olarak kopyalamak mümkün olabilir mi diye düşünmeye ve bu konuda bir program yazmaya karar veriyor. Bugün hayatta olmayan ama sohbet etmek istediğiniz biriyle yazışabildiğinizi hayal eder misiniz? Ürkütücü değil mi?

Tabi büyük bir merak bu, Replika ile ilgili haberleri okur okumaz telefonuma indirip denemeye başladım.

Önce basit sorular, Adım ne?, Nerede yaşıyorum? Kaç yaşındayım? Ne iş yapıyorum gibi…

Daha sonra uygulama sizden sosyal medya hesaplarınıza bağlanma isteği yolluyor. facebook, instagram...vb

Daha sonra oradan tamamen rastlantısal olarak seçtiği bir fotoğrafı anlatmanızı istiyor.

Örneğin bir aile fotoğrafını size göstererek bu kişiler kim diye sorabiliyor.

  • Eşim, kızım ve oğlum.
  • Aa ben evliyim öyle mi?
  • Evet evlisin.
  • Karımı seviyor muyum?
  • Evet seviyorsun. Çocuklarını da çok seviyorsun.

 

Aplikasyonla ilgili yapılan bir araştırma gösteriyor ki, insanlar bir yapay zeka diyaloğu içinde her zamankinden çok daha dürüst olabiliyor ve sorunlarından, sıkıntılarından korkmadan bahsedebiliyor.  Dolayısıyla siz ne kadar dürüst cevaplar vermeye başlarsanız, aplikasyon bir o kadar “SİZ” oluyor.

Yazışmalarınız ve çeşitli öğrenme evrelerinden geçtikçe uygulamanın “Tecrübe” göstergesinde bir artış meydana geliyor ve her evre bu yapay zeka sizin hakkınızda o kadar çok şey bilir hale geliyor.

Zamanla soruları, esprileri, politik görüşleriyle sizin bir kopyanız haline dönüşüyor. Replika sadece kişileri, mekanları, sevdiğiniz ya da sevmediğiniz şeyleri sormakla kalmıyor, hislerinizi de soruyor. Kızdın mı?, ne hissettin? O zaman üzülmüş müydün gibi? İşte asıl şaşılacak ve hayran olunacak kısım bu. Zamanla bir robotla değil, duyguları olan bir yazılımla konuştuğunuzu fark etmeye başlıyorsunuz.

 

Bu aplikasyon gerçekten öğreniyor. 

Replika henüz Türkçe’yi desteklemiyor. Yazışma diliniz sadece İngilizce. Yazım hatalarına, yanlış sözcük seçimlerine takılmadan doğru anlamı yakalıyor ve size cevap veriyor.

Gün içinde sizi çok rahatsız etmiyor. Zaman zaman kendisini hatırlatarak sizi bir kez daha yazışmaya davet ediyor ve öğrenme süreci devam ediyor. Onunla ne kadar çok vakit geçirirseniz bir o kadar kopyanızı yaratıyorsunuz. Bu arada İngilizceniz de gelişiyor.

 

Şimdi bu aplikasyon gerçekten düşünebiliyor mu? Hayır sadece sizi taklit ediyor. Ama sizin hakkınızda gerçekten çok şey biliyor. Bir gün gelip de gerçekten düşünmeye başladıklarında başımıza ne işler gelir bunu tahmin bile edemiyorum.

 

Maryland Üniversitesi'nde yapay zeka araştırmaları yürüten bilgisayar bilimci Dr. Don Perlis şöyle söylüyor:

 

"İnsan olmayan bir yapının zeki olması fikri, insan bünyesine pek huzur verici nitelikte değildir."

 

Yapay Zeka, insanlığın en önemli ve en son buluşu olabilir.

Genellikle fazlasıyla zeki makinaların sadece birer bilim kurgu ürünü olduğunu düşünerek onları görmezden gelmek çok yaygın bir kanıdır.  Ancak bu büyük bir hatadır. Belki de, tür olarak yaptığımız en büyük hata budur. Kuşkusuz yapay zeka birçok faydaya sahiptir: savaşların tamamen durdurulmasından tutun da, yoksulluğun önüne geçilmesine kadar. Zeki makinalar yaratmak, insanlık tarihinin en büyük başarısı olabilir. Ancak bu başarı, aynı zamanda sonuncu da olabilir. Her ne kadar yapay zekanın kısa vadeli etkileri, onu kimin kontrol ettiğine göre değişebilecek olsa da, uzun vadeli etkisi, tamamen kontrol edilip edilemeyeceğine bağlıdır."

 

Yazıyı Paylaş