Blog

Yazılımda Altyapı Sorunu

Çocukluğumdan bu yana iyi bir futbol takipçisi olarak son yıllarda kaybettiğim heyecan futbol muhabbetlerimizde dem vurduğum şeylerin başında gelir. Altyapıdan futbolcu çıkaramamış bir takımın taraftarı olarak, Avrupa liglerini izlediğimizde bir ah eder, transfer sezonunda ise benle yaşıt futbolcuların gelmesinden dert yanarım. Bunların genç olanını zaten kapıyorlar, onları zaten getiremezler diye noktalarız futbol sohbetlerimizi.  Yıldız transferler her ne kadar seyir zevkini artırsa da, iş Avrupa ve Dünya Kupası şampiyonalarına geldiğinde fiyaskoyla sonuçlanmış ve bu şampiyonalara katılamayan bir ülkenin vatandaşı olarak hiçbir maçını da izlemediğim büyük organizasyonlardan uzakta kalırım. Futboldaki bu başarısızlıkların tabi ki birçok sebebi var; nedense benim aklıma ilk etapta hep altyapı gelir. Bu denli mi zor, bu denli mi imkânsız bir şey yetenekli bunca insan varken yıldız çıkaramamak?

İş yazılıma gelince, altyapıdan kastımız aslında aynı şey. Donanım, network düzeyinde bir altyapıdan bahsetmiyorum.  Sırf ilgisi olduğu için yazılım üzerine çalışmalar yapan, lisans/ön lisans okuyan her kişi aslında değerlendirilmesi gereken değerli birer birey, yerli yazılım konusunda.  Okulda geçirilen çok kıymetli bir 2/4 senelik süreyi göz önüne aldığınızda neler yapılmaz ki. Doğru yönlendirme ve eğitim de bu noktada yeterli değil bu arada. Kişinin kendisinde başlayan ve sürekli üstüne koyması gereken bir süreç var sonrasında. Bu süreçte doğru bir rotaya, karşılaşılan problemlerde danışılacak kişiye olan ihtiyaç da cabası. Bu hususta en çok gayret sarf edebildiğim dönemlerden biri “Yaz Staj Dönemi” olarak adlandırılan, zorunlu staj olarak bilinen, üniversite öğrencilerine destek olduğumuz programlar. Bu programlarda açıkça görülüyor ki, bizde yetenek, zekâ, çalışkanlık vb. eksikliği yok. O güne kadar yüksek seviyeli bir programlama dilinde geliştirme yapmamış stajyerlerin, staj dönemi sonunda sizinle aynı teknik dili konuşup, geliştirdikleri ürün üzerine neleri nasıl geliştirebileceklerini tartıştığınız güzel sohbetler içerisinde kendinizi bulabiliyorsunuz. Peki bir şekilde mezun olundu ve sonrasında neler oluyor? İş bulma noktasında oldukça sıkıntılı başlayan bir süreç karşılıyor. Firmaların verdiği ilanlarda yeni mezun ifadesi geçeni bulmak çok zor. Olanlarda da yeni mezundan beklentiler yüksek seviyede. Hadi bir şekilde bir işe girildi, deneyim kazanıldı ya sonra? Kendini geliştirmek isteyen herkes, daha seçkin işler yapmak istiyor. Daha seçkin firmalarda çalışmak istiyor. O zaman işin ucu büyük kurumlara, kamu/özel sektöre yüksek bedellerle satılmış olan ürünlerin danışmanlık hizmetlerine… çıkıyor. Umduğunu bulamaz, farklı nedenlerden ötürü mutlu da olmazsa bir süre sonra da yurt dışına doğru yolculuk başlıyor. Yapılan bu seçimden dolayı hiç kimseye bir sözümüz yok. Birçok farklı yere yönlendirdiğimiz ancak öz geçmişi yeterli bulunmayan arkadaşımızın yurt dışında oldukça iyi bir firmada güzel bir ücretle çalıştığına gözlerimle şahit oldum. Benzer şekilde, bilinen Siber Güvenlik/ERP/CRM alanlarında satışı yapılan yabancı ürünlerin geliştirilmesinde görev alan birçok Türk geliştirici de var.             

Yerli yazılım konusunda, her ne kadar biz yazılım geliştiricilerin dert yandığı konular olsa da, işin satış/pazarlama noktasındaki zorluklarını da göz önünde bulundurmak lazım. Kamu veya özel sektörde, bilinen bir markanın ürünü ile giderseniz oldukça iyi, kendi geliştirdiğiniz yazılımla giderseniz aşılması oldukça güç bir ön yargı ile karşılaşabiliyorsunuz. Oysaki büyük ölçekte bir ürün geliştirildiğinde, bu ürüne bağlı birçok farklı kişinin de yetiştirilmesi/işe alınması sağlanmış oluyor. Geliştirilen yerli yazılımların yurt dışında satışının sağlanabilmesi ve döviz getirisi, henüz önemi keşfedilmemiş bor madeni benim gözümde.

Son söz olarak da şunu belirteyim, ucuz olduğu için değil kaliteli olduğu için tercih ediliyor olmak da bizim sağlamamız gereken en önemli madde.




Yazar Hakkında







Yorum Yapmak İçin Giriş Yapın.